maji3.........

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

maji3.........

Mesaj  PUSAT Bir 2008-04-08, 05:21

anatsal Maji;

İslamiyet´e çok ayrı bir yorum getiren ve hümanizmayı ilke
edinen Mevlana Rumi temelde Majikal felsefeyi peçeleyerek sık sık
öğretisinde kullanır. Yedi gökten başka, KAT´ların bulunduğunu,
KAT´ların nurla yani enerjiyle dolu olduğunu anlatırken,
reenkarnasyonun beden değiştirme yerine bilinçlenme aşamaları veya
düzeyleri olduğunu ima eder. Mevlana hakkında yazılan "Fihi Mafih"de
"Sen değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin ama ne yapayım ki,
kendi değerini bilmiyorsun." dediği anlatılır; burada yine insanın önem
ve üstünlüğü maji çizgisinde vurgulanır. Mevlana´nın bu yaklaşımı,
tutucu din çevreleri tarafından sevilmez, onun manevi demokrasi
anlayışı, inanç hiyerarşisinde yer kapmak isteyenleri rahatsız eder
çünkü insan kişilik ve bilinçsizlik zırhı nedeniyle, bilgi
yorumlarından ve tartışmalarından kaçınmaktadır. Salt bu yetersizlik
Politik-Maji´yi doğurmuştur, kitleler anlamadan, tartışamadan neyin
nesi olduğunu bilmedikleri birinin ardından koşturarak, yaşamlarını
emanet ederler. Madde dünyasında bilinçsizlik düzeyinin en iyi örneği
politikadır ve ne yazık ki, politika alanında Majikal Güc´ü bilerek
kullananlar vardır. Görüldüğü gibi, Maji´nin ve Majikal bilginin neden
gizlilik gerektirdiğinin cevabı buradadır. KAT´lara ulaşan ve amaç
edinen bilinç düzeyinde kişi yaşam ve ölümün sırlarına ulaşmış,
ikilemlerin yani sevginin, sevgisizliğin veya iyiyle kötünün tekliğini
idrak edebildiyse, yanısıra da dogmalardan kopabiliyorsa Majisyen olma
yolundadır, gizliliği kullanması ve fiziksel uğraşlara girmemesi, Maji
Gücü ile bilinç alanında çok etkili olabileceğini bilmesinden
kaynaklanır. Yeterince gelişmiş ve bilgilenmişse, elindeki gücün
önemini bilir ve gücü nerede, nasıl kullanabileceğinin arayışı ve
metodolojisi içindedir. Bir bilim kurgu sinema dizisi olan "Star
Wars"da bu öğreti inanılmaz bir bilinç ve başarıyla işlenrmiştir. Güç
asla, bireysel arzular düzeyinde ve show olarak kullanılmaz. Bu tarz,
bir ustanın işi değildir, Majikal Güç transformasyonu olan büyü öz
anlamda budur ve bir kez daha belirtmek gerekir ki, gerçek bir usta
bunu sıradan işlerde ve özellikle de hayatını kazanmak için kullanmaz.
Çünkü zaten edindiği öğreti, yaşamın sırrını ona göstermektedir. Bunun
belirgin örneği sanatta görülür; Dali majikal yöntemlerle KAT´ları
resmetmiştir, Picasso ise anti-madde alanından bakarak dünyamızın
çarpıklığını ve sağlıksızlığını majikal kara mizahla ifade eder. Van
Gogh ise, şizofrenik bilinç sıçramalarında gücü algılamış, tuala tam
olarak aktaramamanın şokunu yaşamıştır.William Blake, Yeats veya
Beethoven diğer örneklerdir ve daha binlercesi...

Bilimsel Maji´nin anlamı...

Usta düzeyindeki bir Majisyen, birkaç müridle beraber dönemsel
olarak görülebilir; bunun gereklilikleri vardır; güç alanının
büyütülmesi için olabilir veya Majisyen insanlığa birşey anlatmayı ilke
edinmiştir hatta kendini feda edebilir; Batı engizisyonunun yaktığı
Bruno ile Orta Doğu engizisyonunun derisini yüzdüğü Hallac iyi birer
örnektirler. Majisyen, kendi öğretisini veya bilgisini istediği tarzda
ve yukardaki amaçlar doğrultusunda dağıtabilir; Hz. Ali´nin "Halka
anlayabilecekleri şeyleri haber veriniz, anlamayacaklarını bırakınız,
isterlerse onlar arasınlar..." Majinin öz felsefesi budur; Peki acaba,
bilimsel platoda Maji´yi nereye koyacağız? Bilimsel Maji olabilir mi?
Ya da bilimin ilgilendiği enerji tanımı nerede Majikal enerjiyle
keşisir. Pozitif bilim, gördüğü, ölçtüğü, deneysel olarak
tekrarlayabildiği olayları ele alır, bilim için evren nitelik ve
niceliklerden oluşan bir değişimler bütünüdür, ilke olarak
deneylenemeyen gizemli güçlerin üzerinde durulmaz. Oysa, bilimin yarısı
imajinasyondan yahut varsayımlardan yola çıkarak, gerçeğin yolunu
bulmaya çalışır ve oluşur, teknolojik evrim ve gelişim bilimin
vizyonunun ister istemez zaman zaman sınırlar. Bu da maddesel
gerekliliktir.

Majiden büyüye yolculuk...

Determinik evrende herşey bir nedene bağlıdır; neden sonucu
oluşturur; sonuç ise yeni bir nedeni getirir ama sonuç zorunluluk
olduğundan ortada sadece neden kalır. Bilim bu anda formüllere ve
bilimsel yasalara bağlı kalmaya çalışır, nedeni bulamaz ama sonucu
gördüğü halde tanımamak durumuna düşer çünkü tersi doğasına aykırıdır,
bu düşünce biçimi 17. ve 18. Yüzyıllar´ın süregelen mirasıdır, tabii
istisnalar dışında. Einstein, bize evrenin göreceli olduğunu söyler;
kütlenin hıza tabi olarak sabit kütle olmadığını, maddenin enerji
olduğunu, evrenin üç boyutlu değil, sonsuz boyutlarda olduğunu, zamanın
ve mekanın harekete ve görünüşe bağımlı olduğunu ve ışığın görülebilen
son hız olduğunu da belirtir. Buradan anlaşılır ki, bizim eski bilimsel
yasalarımız üç boyutlu bir evrenle ilgilidir, sonsuz boyutlu bir
evrende normalüstü diye birşey olamaz ve o zaman da bilime ters düşen
birşey de olmaz. Einstein bir bilimciydi, bilimsel imzaları vardı ve
atom bombasının fikir babasıydı, eğer düşünür olsaydı, gördüğü saygıyı
çok zor elde edebilirdi. İç boyutlu evrende elbette ki, neden/sonuç
ilişkileri kesindir ama sonsuz boyutlu veya bilinç katlarının sonsuz
olduğu bir evrende neden de olmaz, sonuç da... Çok kesin olan bir
sonuç, çeşitli insanlar tarafından çok farklı yorumlanacaktır yani
sonuçlar anlamsal olarak değişirler. Önemli olan algı düzeyi ve gücüdür
ve Majisyen usta, nedenleri ve sonuçları umursamadığında artık bilinç
düzeyleri arasındaki yani KAT´lardaki sonsuz neden ve sonuçları
görebilmektedir. Ama elde ettiği gücü hangi amaç için kullanacaktır?
Deminki yaklaşımlarda okuduğunuz gibi birçok amaç olabilir ama burada
popüler vitrin büyüdür ve büyü bu noktada başlar! Yazımızı bu açıklama
ile bitirmek durumundayız çünkü en çok merak edilen konu büyüdür ve en
azından temel açıklamalara hem konunun, hem de toplumun gereksinimi
vardır; Yazının başından beri Majisyen deyimi ya da tanımı
kullanılmakta, bu gerçek bir tanımdır ve öncelikle büyücü adından
uzaklaştırılması şarttır. Toplumda büyücü olarak kimi tanımlarız? Önce,
belli bir dozda güç elde etmiş olduğunu varsayarsak, majikal gücü
süfli, sıradan amaçlar için kullanan, basit çıkarlar peşinde koşan,
bilinç alanındaki öğreti ve algıları değil de insanları etkileyip,
kullanıp kendine ayrıcalık sağlamayı tercih eden bir tip vardır. Bir
de, bilinçlenmeyi hiç düşünmemiş hatta anlamamış, hiç duymamış, sağdan
soldan duyduklarını, beş on avam kitabın içeriğini, birkaç büyük
ustanın öğretisinden yayılmış bilgi kırıntılarını öylesine sahiplenmiş
büyücü taslakları vardır. Bunların bir bölümü dinsel motifleri
kullanırlar veya doğrudan dinsel inancın kendisini istismar ederler,
bir diğer bölümü toplumun yeterince bilgili olmamasından yararlanarak
bölük pörçük korkutucu yaklaşımlarla aynı cikleti sürekli çiğnerler,
üçüncü bir kesim ise bilimsel alanda sığınacağı kovukların peşindedir,
şifa, ruhsal sorunların büyüsel çözümleri, hipnoz, falcılık gibi
etiketler bunlara göre bilimseldir ama bilim nedense bu konuları
umursamaktadır ama aslında onları umursamamaktadır, temelde ise
önemsenmeme psikozu vardır. Majisyenlerin içinde elbette büyücüler de
vardır; gücü kullanabilirler ama acaba istenen nedir ve nasıl bir sonuç
alınacaktır?

Büyünün karası ve akı...

Büyü toplum içinde Ak ve Kara diye ikiye ayrılmışolarak
bilinir. Ak Büyü kişinin yararına olan ve başkasının zarar vermeyen
büyü tarzıdır; zaman zaman doğal afetlerden korunmak için, kötü
insanların ıslahı için dahi kullanılır. Kara Büyü ise, tek kelimeyle
kötülük için yapılır; doğrudan kişinin sağlığına, işine, sevdiklerine
yöneliktir. Dinsel olarak yasaklanan da budur; Acaba Kara Büyücü, işini
yaparken ne hisseder? Önce sonuçla pek ilgilenmez, geleneksel olarak
kötülüğün suçu isteyene aittir; Kara Büyücü´ye bir kiralık katil olarak
da bakabiliriz; bedelini alır, işini yapar sonra yine bedelini alarak
karşı tarafa da çalışabilir. Duygu, sevgi, sadakat gibi duygulara
takılmaz, sert ve katıdır. İstelik gerçek bir ustaysa, şakası olmaz,
sonuç kesindir ve çaresini bulmak kendisi için dahi zordur. Gücü alır
ve bir paratöner gibi hedefine iletir veya akıtır. Biraz açmak gerek;
eğer Kara Büyücü´nün kimliği, yöntemleri, etki alanı ve olayı ele alış
tarzı bilinmiyorsa karşı koymak zordur. Onun çalışma biografisi dahi
önemlidir. Büyücünün serbest enerjiyi yoğunlaştırıp, biriktirmesi ve
amaca doğru istediği etki doğrultusunda yönlendirmesi ciddi çalışmalar
gerektirir, enerji hammaddedir, şekillendirilir, sanatçı ise büyücüdür.
Modern çağda büyücülerin de zamana gereksinmeleri vardır; artık uzun
konsantrasyon yöntemleri yerine çoğunlukla hızlı etki yapan kimyasallar
kullanılır. Ama bu geçmişte de yapılıyordu; belli bitkisel kompleksler
hazırlanır ve kullanılırdı; Günümüzde, Carlos Castaneda´nın simgesel
büyücüsü Don Juan, Peyote mantarını bu amaçla kullanır, Dali ve Picasso
LSD ve Meskalin kullanıyorlardı, Wagner afyon ve adam otu karışımı bir
macunu beste yaparken alıyordu. Ve daha bir çoğu... Ama bunlar
tehlikelidir çünkü yanıltıcı veya bilinçaltı düzeylere, kurgulara
kolayca düşülür ve üstelik fiziksel zararlar ve yıkımlar da başlar. Çok
sert uyuşturucular, beyin hücrelerini öldürdüklerinden KAT´larda
kaybolmak yani bilincin bedenle yeniden buluşamaması nedeniyle
çıldırmak ve ölmek tehlikeleri ortaya çıkar. Daha önce altı çizilmişti,
yetenek önemli ve şarttır, ne yapay yöntemlerle, ne de yalan
zincirleriyle büyücü olunamaz, hele Majisyen asla... Gerçek bir büyücü
ve onun ustası bir Majisyen olabilmek, bir Mozart, bir Leonardo olmak
kadar nadir bir olaydır.

Gerçek büyücü müşteri kabul eder mi?

Bugün Majisyenler, "Order" adı verilen küçük grupçuklar
halinde çalışmaktadırlar, her grup kendi yöntemlerini kullanarak KAT
çalışmaları yaparlar. Modern Majisyenler geçmişe göre daha
sosyaldırlar, gerek gördüklerinde dünyasal işlere de müdahale ederler;
İ ngiltere´de Thatcher´in durdurulması için o dönemde çok yoğun
çalışıldığı söylenmekteydi; aslında başarılı olan eski İ ngiliz
Başbayan´ının yeni bir dönemin başlayabilmesi için çekilmesi
gerektiğine inanılıyordu, bu Majikal bir gerekti. Ve eğer bu iddia
doğruysa, amaca ulaşıldı ve Maggie politikadan uzaklaştı. Benzeri bir
iddia bizde de yayılmış ve Turgut Özal´ın böyle bir amaçla ölmüş olduğu
söylenmişti. Acaba, bu da Majikal bir gerek miydi? Yoksa, Çiller ve
ardından Erbakan Türkiye´nin Majikal kaderi olabilirler mi? şaka bir
yana, sizlere yüzeysel olarak Maji´yi tanımlamaya çalıştım, dev bir
konuyu, İ nsanlığın en eski öğretisini elbette ki, birkaç sayfayla
tanımlanamayız. Ama şu gerçek var; Maji bir gerçektir ve yaşamın ta
kendisidir. Büyü ise onun çocuğudur; günümüzün dejenere ortamında
Maji´nin ve gerçek büyücünün bilinmesi, tanınması gerekli gibidir, işin
anayasasına ters gelse dahi... Gercek büyücü ve Majisyenler var mı?
Aramızda hala yaşıyorlar mı? şu an, kimler var? Çok az olduğunu bilin
ve onlar belki biri hariç hiçbirisi duyduğunuz, tanıdığınız isimler
değiller. Çünkü gerçek bir majisyeni medyada görmeniz asla mümkün
olmayacaktır. Maji´de demokrasi yoktur yani eşitlik olmaz, onlara ancak
KAT gezilerinde raslayabilirsiniz! Ötesi sadece inancın, telkin ve
cehaletle buluştuğu tatsız bir salatadan veya duygusuz bir orgazmdan
başka birşey değildir.
avatar
PUSAT
Admin

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 03/04/08

Kullanıcı profilini gör http://gizliilimler.heavenforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz