MUSKA HAKKINDA

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

MUSKA HAKKINDA

Mesaj  PUSAT Bir 2008-04-05, 03:28

Peygamberimiz Aleyhisselam
rahatsızlıkların bazılarına, bazı sahabelerin nefes etmelerini,
okumalarını, kağıda, muskaya bazı şifa ayetlerinin yazılmasını tavsiye
etmiştir.
Resulullah Efendimiz Aleyhisselam sahabelerle beraber
otururken, birden biri koşarak geldi "Beni akrep soktu" deyince,
sahabelerden bir tanesi "Ya Resulullah, ben rukye yapabilirmiyim."
dedi. İzin alınca , rukye yaptı, okudu, nefes etti. Rahatsızlık
giderildi. Resulullah Aleyhisselam beyan etti: Sizden her kimin,
kardeşine yardımcı olmaya gücü yeterse yapsın.
Asrı saadet zamanında Hz. Peygamber Aleyhisselam kötülüğe ve şerre sebep olabilecek nüsha ve rukyeyi yasaklamıştır.

Hayır, iyilik ve sağlığa faydalı olabilecek nüsha ve rukyeye ise izin vermiştir.
Hz.
Aişe (R.a) validemize nazar isabet edip, rahatsız olduğunda, Hz.
Peygamber Aleyhisselam ona nüsha yazılmasını ve bunu üzerinde
taşımasını tavsiye etmiştir. Nüsha dediğimiz şey, bir kağıda Kuran-ı
Kerimden şifa verici ve koruyucu ayetlerin yazılması ile bunun üzerine
nefes edilmesidir.

Burada dikkat edilmesi gereken husus, sadece
kağıda yazı yazmak sureti ile bir tesir meydana gelmez. Bunu yazan
kişilerin metafizik alem ile irtibatlı olması gerekir.Yazılanlara
manyetik bir nefes edilmesi işlem için geçerlidir. Çünkü, kimi insan
nefesiyle, kimisi gözleriyle, kimisi elleriyle manyetik akım vererek
cinlerden veya havadan gelen manyetik akımın sebep olduğu rahatsızlığı
yok ederler.

Kuran-ı Kerim'deki mevcut ayetlerden, eski zaman
alimlerinin derlemelerinden faydalanılarak insanların manevi
hastalıklardan kurtulması ve şifaya kavuşması için, temiz bir kağıda
yazılan üçgen, kare gibi değişik şekillerde katlanan, yedi kat
muşambaya, deriye, bal mumuna sarılarak boyun, bele yada bir yere asmak
suretiyle uygulanan değişik şekillerde enerji yüklü yazılara denir.

Araştırma
neticesinde muska dediğimiz kağıtlarda yazılı rumuz ve işaretlerin,
cinlerle doğrudan irtibat kurar, bir çeşit adres veya hedef gösterme,
vazife bildirme görevi de yapan bu muskalar İslamdan sonra ayet ve
duaların yazılması ile biraz değişikliğe uğramıştır.
Cinlerin metafizik alemden fizik alemine geçmelerinde büyü, sihir ve muskaların mühim bir rolü vardır.
Büyü ve muskaların olduğu her yerde ister istemez bir cini vaka olayı mutlaka tespit edilir.

Muska yazımında önemli olan, yazan kişinin niyetidir.
Kişinin iman gücü ve yazmak için alınmış olduğu yetki, önemli bir rol oynar.
Muskanın yazımında gün, ay, güneşin konumu gibi bir takım önemli hususlar içermektedir.
Muska
artık günümüzde, genelde kötü niyetli işlerde kullanılmaktadır. Bunun
nedeni olarak yazan kimselerin yazım için gerekli şartları yerine
getirmeden, daha önceden yazdığı yazıları çoğaltarak, insanlara
vermesi, çıkar amaçları doğrultusunda kullanmaya başlanılmıştır. Oysaki
bir muska, yazılmadan önce kişinin isteklerinin doğruluğu emin olunup,
daha sonra yazılmaya başlanılması gerekmektedir.

Greklerde,
Mezopotamya ve Orta Doğuda, İran ve Hindistanda kullanılan,
geliştirilen, metafizik alem ile irtibat sağlayan bir nevi özel
şifrelerdir.
Bu ilimler zamanla ilim sahibi zümreden, cahil zümreye geçtiğinden gerçek manaları unutulmuş, uydurma şekiller zannedilmiştir.
Hz.
Peygamber Aleyhisselam Efendimiz, rahatsızlığı olan birçok kişiye Kuran
ayetlerini okumuş, bunların yazılarak taşınmasında herhangi bir mahsur
olmadığını belirtmiştir.

Yanlış bir bilgi sonucu yazılacak bir
muska kişinin belki de geleceğini tamamen etkileyip farkında olmadan,
yazan ve de yazdırana zarar vermesi mümkündür.
İyilik için istenilen
kötülüğe, yada bunun tam tersi olması çok yüksek bir ihtimaldir. Bir
muska yazıldığında taşıyan kişiye rahatsızlık vermesi durumunda sirke
ile yıkayıp yada kaynatılmış gül suyuyla yıkayıp, akar bir suya
atılmalıdır. Unutulmamalıdır ki yakmak, çöpe atmak gibi durumlar
yanlıştır.
Yazılan bir muskanın etkisinin bir, dört, yedi yıl gibi
zaman sürmesi muhtemeldir. Bazı hocaların özellikle cinci hocaların
garip yazılar yazarak, bunları cinlerin yazdığı gibi komik bir durumu
size söyleyebilmeleri gibi durumlar yanlışlıktan da ötedir.Şimdiye
kadar edindiğimiz bilgilerden yola çıkarak, yorumumuz şu ki;
"Bazı kişiler şimdiye kadar sadece psikolojik, baş ağrılarına v.b. olaylara muskaların fayda ettiğini görmüştür.
Bizim izlenimlerimiz ise ayetleri okuyan insanların daha fazla fayda görmesi yönündedir.
Muskayla ilgili çok çarpık örnekler vermek mümkündür.
Unutulmamalıdır ki kişi kendine verilen gücü kullanarak,her dertten kurtulması mümkündür.
İstediğiniz için iradenizi kullanmanız ve de inanç yönünde dualar ederek gerçeğe ulaşmanız ve başarmanız mümkündür.

Size
sunulan bir muska yazan yazım şeklini, akıl ve mantığınız
onaylamıyorsa, biliniz ki, yanlışa doğru gittiğinizi unutmamanız
gerekmektedir.
Kuran-ı Kerim'de ayet okumanızı
söylerken,yazdığımız yazıları taşımanın bir fayda veremeyeceğini
anlayacağınız kanısındayım. Ancak, yazdırılan ayetleri düzenli olarak,
veren kişinin tarif edeceği şekilde okumak suretiyle bir fayda
getirmesi mümkündür.

Muskalarda görülen geometrik şekil ve
harflerden çoğunluğu İbranilerden, Kıptilerden ve Nebatilerden
kalmadır. Özellikle Hz. Süleyman Aleyhisselam zamanında cinleri
istihdam ederken, şu an bize pek anlamsız gelen halbuki İbrani, Kıpti
ve Nebati alfabesinde bir anlamı bulunan bu harfleri kullanmıştı.
Bu
harf etkileşiminde çeşitli formüller kullanılarak metafizik alemin
sakinleri, cinler, melekler, ruhaniler ve hüddamlar, insanların
hizmetinde kullanılıyordu.
Bizzat tılsım kelimesi Grek dilinden
diğer dillere geçmiştir ve gökyüzü sakinleriyle irtibat kurmak için
kullanılan faktörlerden biridir.

Hayır ve şer her şeyi yaratan
Allahtır. Ancak şerleri yaratırken rızası yoktur. Fakat dünya imtihan
yeri olduğundan, insanlara iyiliği veya kötülüğü seçme hürriyeti
vermiştir. Büyü, sihir ve cinler de Allah'ın iradesinin dışında hiçbir
şey yapamaz;neticeyi yaratan O'dur. Her şeyin birçok hikmeti
vardır.Ayrıca büyü yapan kimselerin yaptıkları büyülerin etkili olması
Allah'ın rızasını kazanmış olması değil,lanetini kazanması ve bu
tutması sebebiyle de cehennemde yanmasına hak kazanmasını sağlamaktadır.

İnsana
musallat olan kötülükleri, hastalıkları ve nazarları uzaklaştırdığına
inanılarak boyna asılan, üstte taşınan, evde yada iş yerinde
bulundurulan yazılı kâğıtlara muska denmekir.
Muska kelimesinin
aslının "nüsha" olduğu söylenmekle beraber; buna Arabistan'da "hamaya",
Türkiye'de "muska" ve "hamail" denir. Hadis ve Fıkıh kitaplarında ise
"rukye" olarak geçmektedir.
Muskalar genellikle cin şerrinden, büyü,
sihir ve nazardan, meydana gelen yada gelebilecek olası bir hastalıktan
korunmak veya tedavi olmak amacı ile yazılır–yazdırılır. Bazen üçgen
bazen de dörtgen şeklinde hazırlanan muska–hamailler ülkemizde meşin,
teneke, gümüş kap ve muhafazalar içerisinde kullanılmaktadır. Boyna
asılan veya üstünde taşınan bu muskalar değişik çeşitlerde ve isimlerde
ülkemizde oldukça yaygındır.



MUSKALARA NELER YAZILMAKTADIR.


Bu
hamaillere (muskalara) yalnızca sure, ayet, hadis ve sahih dualar
yazıldığı gibi, Allah'ın, meleklerin, efsanevi kişilerin isimleri,
anlaşılmayan tılsımlı (!?) sözler, değişik çeşitli işaret, simge ve
resimlerle rakamlarda kullanılmıştır.
Muskalarda yazan ayet,Esmaül Hüsna ve sahih dualar İslamî esas ve üslülere uygun yazılırsa bu İslamî döneme aittir.
Muskalarda
yazılan meleklerin isimleri, efsane kahramanlarının isimleri, işaret ve
rumuzlar ise İslam'la bir alakası olmayıp, bunların temeli
İslamiyet'ten önceki batıl ve sapık inançlara dayanmaktadır.


İSLAMİYETTE NAZAR, SİHİR VE CİN'E KARŞI UYGULANAN TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Dinimizce
nazar, korku, sihir ve cin musallatı gibi bir takım rahatsızlıkların
Kuran'a ve sünnete uygun tarzda okuma ve yazma yolu ile tedavisi
caizdir. Ancak bunun bir takım şartları vardır :


1– Okunan ve yazılan şeyler ya Kuran'da geçen ayet veya sureler olacak yada Hadis–i Şeriflerde bildirilen dualar olacak.

2–
Manası bilinmeyen isimler ve cümleler ile bir takım harf, resim, işaret
ve rakamlardan oluşan çizelgeler olmayacak. Bu tarzda okumalar ve
yazmalar dinimizce haramdır.

3–Tedavi olacak hastanın şifa
bulması için niyeti önemlidir. Her türlü tedavide içilen ilaçların,
okunan ayetlerin, yazılan hamaillerin birer sebep olduğunu asıl şifayı
verenin ise yalnızca Allah olduğu bilinmeli ve buna iman edilmelidir.

4–
Günümüzde çokça talep gören, birilerini sevdirmek veya nefret ettirmek
gibi tedavi ile alakası olmayan işler için okuma ve yazma kesinlikle
yapılmamalıdır.

Muska ve hamail hazırlarken veya hasta tedavi
ederken kullanılan bir diğer yöntemde Ebced hesabıdır. Maalesef birçok
Müslüman tarafından bilinçsizce kullanılan bu yöntem de doğru bir yol
değildir. Bu yöntem ve yönteme dair ortaya atılan iddiaların çoğunluğu
İsrailiyattan bize ulaşmış,uydurmalardan başka bir şey değildir.

Ebced
Hesabının hesapta ya da farklı alanlarda kullanımı bizim konumuz değil.
Ancak halk arasında dolaşan ve Kuran ayetlerinin Ebced Hesabı ile
hazırlanmış rakamlardan yapılan muskalar vardır ki; bu şekilde nüshalar
hazırlamak haram, bunlardan şifa ummakta küfürdür.

Bu gibi
şeyler Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
uygulamalarında kesinlikle olmadığı gibi ashab, tabiin ve büyük
imamların böyle bir yola başvurmadıkları ilmen ve tarihen bilinen bir
hakikatlerdir.

Ebced hesabına dayanan Hurufilik, işi o kadar ileri boyutlara taşıdı ki; Kur'an üzerine bakma sapıklığına bulaştılar.

Kutsal
ve batini bir ilim (!?) olan Cifr'in Hazreti Ali tarafından kotlandığı
iddia edilir. Bunun bir iftira ve uydurmadan başka bir şey olmadığı
ehli ilim tarafından bilinir.


KİM SİHİRBAZA, KAHİNE, BÜYÜCÜYE GİDİP BİR ŞEY SORARSA DİNİ İNKAR ETMİŞTİR..!


Ülkemizde
yaşayan gerçek alim, ilim ehli, hoca efendiler, cin çarpması, sihir ve
bu tür hastalıkların teşhis ve tedavi konusuna pek eğilmediler. Bunu
fırsat bilen din istismarcıları, meydanı boş bularak hocalık ve şeyhlik
kisvesine bürünüp insanları sömürdü, aldattı ve hatta birçoklarını da
dinden çıkardılar.

İnsanlarımız bu sahtekarların ortaya attıkları palavralara inanıp, kolayca bu vicdansızların ağına düştüler.
*Hastalıklar maddi mi manevi mi?
*Manevi ise cinlerle mi alakalı, yoksa sihir mi?
*Bunların alameti nedir?
*İslam'ı usullerle tedavi şekli nasıldır?

İnsanımız bilgi sahibi olunmadığı için bu tür suiistimalci insanlara giderek maddi ve manevi zararlara uğramışlardır.
İnsanlarımızın bu sahtekarların peşine gitmesi neticesinde maddi zararın yanında çok büyük manevi kayba da uğramaktadırlar.
İnsanlarımız
bu tip kişilerin faziletli, insan üstü, doğa üstü bir takım güçler
sahibi ve iyi niyetli insanlar olduğu zannı ile ve daha da kötüsü gaybı
bildikleri inancına kapıldılar. Halbuki gittikleri bu şahıslar kahin,
büyücü, arraf, müneccim, sihirbaz ya da cincidir; bunların hiçbirisi
gerçek manada ne hocadır, ne alimdir, nede şeyhtir !

Cenab–ı Hak Neml suresi 65. ayeti kerimede mealen;

"De ki; göklerde ve yerde olan gaybı Allah'tan başka kimse bilmez" buyuruyor.

Peygamber Sallallahu Sleyhi ve Selem Efendimizde;

"Her
kim arrafa, sihirbaza, kahine gidip bir şey sorar ve onun dediğini
tasdik ederse, Muhammed'e indirileni inkar etmiş olur." buyurur.

*Araf kime denir?
Çalınmış ve kaybolmuş şeylerden haber veren kişiye.

*Kahin kime denir?
Gelecekten haber veren ve kendisinde bir takım esrarın var olduğunu iddia eden kişiye.

*Sihirbaz kime denir?
Sihir ve büyü yapan kişiye.
avatar
PUSAT
Admin

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 03/04/08

Kullanıcı profilini gör http://gizliilimler.heavenforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz