Münâcât-ı Veysel Karânî

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Münâcât-ı Veysel Karânî

Mesaj  PUSAT Bir 2008-04-10, 04:04

Münâcât-ı Veysel Karânî
Bismillâhirrahmânirrahim
Allah'ım, Rabbim Sensin, ben ise Senin kulunum!
Sensin Yaratıcı, ben ise Senin tarafından yaratıldım!
Rızık veren Sensin, ben ise Senin verdiğin rızıkla besleniyorum!
Mülk sahibi Sensin, ben ise Senin emir ve tasarrufun altında bulunan bir kulum.
Gerçek İzzet sahibi Sensin, ben ise aciz ve zelilim.
Hazineleri tükenmeyen zengin Sensin, ben ise fakr-ı mutlak içinde ihsanına muhtacım.
Gerçek hayat sahibi olan ve hayatı veren Sensin, ben ise hayat verişin olmasa bir ölüyüm.
Varlığı ebedî olan Sensin, ben ise gelip geçici bir fâniyim,
Sonsuz izzet ve şeref sahibi olan Sensin, ben İse zillet ve kötülükler içinde bocalıyorum.
İhsan sahibi Sensin, ben ise ancak günah ve kötülük işliyorum,
Günahları bol bol bağışlayan Sensin, ben ise günahkârım.
Sonsuz azamet ve büyüklük sahibi olan Sensin, ben ise, küçük ve değersizim.
Gerçek kudret ve kuvvet sahibi Sensin, ben ise sınırsız zaaf ve acz içindeyim.
Bağış ve ihsanı veren Sensin, ben ise lütuf ve ikramına muhtaç bir dilenciyim.
Her türlü zarar ve korkudan emin olan Sensin, ben ise maddî ve manevî korkular içindeyim,
Sonsuz cömertlik sahibi olan Sensin, ben ise cömertliğine muhtaç bir miskinim.
Kullarının dualarına cevap veren Sensin, ben ise Sana dua edip yalvarıyorum.
Şifâ veren Sensin, ben ise türlü türlü dertlere müptelâ olmuş bir hastayım.
Öyleyse
günahlarımı affet, hatâlarımı bağışla, hastalıklarıma şifâ ver, ey
bütün kemâl sıfatlarla muttasıf olan Allah, ey her şeye bedel her şeye
yeten Kati, ey mahlûkatını besleyip büyüten ve mânilerini def eden Rab,
ey va'dini mutlaka yerine getiren Vâfi. ey kullarına pek şetkatli olan
Rahim, ey maddî ve mânevi hastalıklara şifa veren Şafi, ey ikram ve
ihsanı bol olan Kerîm, ey belâ ve musibetleri def edip afiyet veren
Muâfî!
Beni, babamı, anamı, Kur'ân ve îman hizmetinde sadâkatle
çalışan arkadaşlarımı ve Mürşidimi af eyle. Bütün günahlarımı bağışta,
her türlü hastalığa karşı afiyet ver. Benden ve onlardan ebediyyen razı
ol! Bunu rahmetinle yap ey merhamet edenlerin en merhametlisi.
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

=======================================
Münacat-ı Uveys el-Karani

Rab! Nasıl büyük bir sarayın kapısını çalan bir adam, açılmadığı vakit,
o sarayın kapısını, diğer makbul (kabul edilen) bir zâtın sarayca
me’nûs (alışılmış) sadâsıyla (sesiyle) çalar- tâ (ki) ona açılsın; öyle
de, bîçare (çaresiz) ben dahi Senin dergâh-ı rahmetini (rahmet
makamını), mahbub (sevgili) abdin (kulun) olan Üveysü’l-Karânî’nin
nidâsıyla (seslenmesiyle) ve münâcâtıyla (duasıyla) şöyle çalıyorum. O
dergâhını (makamını) ona açtığın gibi, rahmetinle bana da aç. Ekûlü
kemâ kâle:

Allah’ım! Sen benim Rabbimsin, ben ise Senin bir kulunum.
Sen herşeyi yaratan Hâlık’sın (yaratansın), ben ise Senin bir mahlûkunum (yaratığınım).
Sen rızık veren Rezzâk’sın (rızık veren), ben ise Senin rızkınla beslenen bir merzûkunum (rızıklanan).
Sen mülk sâhibi Mâlik’sin (her şeyin sahibi olansın), ben ise Senin kölen olan memlüküm (hizmetkârınım).
Sen gerçek izzet sahibi olan Azîz’sin, ben ise âciz (gücü yetmeyen) ve zelilim (hakir).
Sen
hazîneleri bitmeyen zenginlik sahibi Ganî’sin (sonsuz zenginsin), ben
ise Senin ihsanına (iyiliklerine, lütuflarına) muhtaç fakr-ı mutlak
(sınırsız fakirlik) içinde bir fakirim.
Sen gerçek hayat sahibi Hayy’sın; ben ise, Senin hayat verişin olmasa, bir ölüyüm.
Sen varlığı ebedî olan Bâkî’sin (sonsuz), ben ise gelip geçici bir fânîyim (ölümlüyüm).
Sen
sonsuz izzet (üstünlük) ve şeref sahibi Kerîm’sin (cömertlik sahibi),
ben ise zillet (aşağılık, hakirlik) ve kötülükler içinde bocalayan bir
leîmim (kötüyüm, alçağım).
Sen sonsuz ihsan (lütuf, iyilik) sahibi Muhsin’sin, ben ise günah ve kötülük işleyen bir âsiyim.
Sen günahları bol bol bağışlayan Gafûr’sun, ben ise bir günahkârım.
Sen sonsuz azamet ve büyüklük sahibi Azîm’sin, ben ise küçük ve değersiz bir hakîrim (ehemmiyetsiz, kıymetsizim).
Sen gerçek kudret ve kuvvet sahibi Kavî’sin, ben ise sınırsız acz (güçsüzlük) içinde bir zaifim (zayıfım).
Sen bağış ve ihsanı veren Mu’tîsin (veren), ben ise lûtuf ve ikramına muhtaç bir dilenciyim.
Sen her türlü zarar ve korkudan uzak Emîn’sin, ben ise maddî ve mânevî korkular içinde biriyim.
Sen cömertlik sahibi Cevâd’sın, ben ise Senin cömertliğine muhtaç bir miskinim (yoksul, zavallıyım).
Sen kullarının duâlarına cevap veren Mucîb’sin, ben ise ise Sana yalvaran duâcıyım.
Sen şifâ veren Şâfî’sin, ben ise türlü türlü dertlere mübtelâ (tutulmuş) bir hastayım.
Öyleyse
ise Sen benim günahlarımı affet, hatâlarımı bağışla, hastalıklarıma
şifâ ver, ey bütün kemâl (mükemmel) sıfatlarla muttasıf (vasıflı) olan
Allah, ey her şeye bedel, her şeye yeten Kâfi, ey mahlûkatını
(yarattıklarını) besleyip büyüten ve mânilerini (engellerini) def’ eden
(ortadan kaldıran, savuşturan) Rab, ey va’dini (verdiği sözü) mutlaka
yerine getiren Vâfi (vefalı, kendini seveni unutmayan), ey kullarına
pek şefkatli olan Rahîm (merhametli), ey maddî ve mânevî hastalıklara
şifa veren Şâfî, ey ikram ve ihsânı bol olan Kerîm (cömert, ihsan
sahibi), ey belâ ve musîbetleri def’ edip (ortadan kaldırıp) âfiyet
(sıhhat, selâmet) veren Muâfi (afiyet verici)! Benim bütün günahlarımı
bağışla, her türlü hastalığa karşı bana âfiyet ver, beni ebediyen
rızâna mazhar eyle (şereflendir). Bunu rahmetinle ihsân eyle ey
Erhame’r-Râhimîn (merhametlilerin en merhametlisi).

Onların duâları, "Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun" sözleriyle sona erer. (Yûnus Sûresi: 10.)
avatar
PUSAT
Admin

Mesaj Sayısı : 104
Kayıt tarihi : 03/04/08

Kullanıcı profilini gör http://gizliilimler.heavenforum.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz